cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI 2009-! ♥ Fesleğen ♥ !

25 Ekim 2009 Pazar

TANIŞMA FASLI

Uzun zamandır buradan sizlerle iletişime geçmemiştim, geç de olsa sizlere kendimi tanıtarak tekrar buradan sizlere ulaşmaya karar verdim..

Yazdım yazdım sildim, sildim sildim yazdım ama sonunda hiç birini yapamadım... Anlatmak istediğim ne çok şeyler varmış, gizlemek istediğim ne kadar çok cümle.. Kimileri bir anda dökülüverdiler çok sevdim onları paylaşmak istedim sizlerle, kimisini düşünerek yazdım hiç hoşlanmadım saklamak istedim kendime.. En sonunda hepsini aldım kendime karar verdim teker teker vermeye..

Bu başlangıç olsun sizlere, yavaş yavaş beni tanıyın diye söyliyim sizlere bir kaç kelime..

Ben Pelin, severek Uluslararası İlişkileri okuyup dünyayı tanıyan ama dünyayı bilmenin tek başına bir işe yaramadığını anlayınca Kişilerarası İletişimi de öğrenmesi gerektiğini fark edip şimdi kişilerarasında ne gibi ilişkiler olduğunu öğrenmek için hevesle bekleyen bir öğrenciyim.

Daha söylecek çok sözüm var ama dinlemek için bir sonraki yazımı beklemeniz gerekecek, bu yazım sadece ufak bir tanışma.. Kendime sakladıklarımdan sizin için neler çıkaracağımı bulana kadar beni özleyin..

13 Eylül 2009 Pazar

Bilemiyorum ki...

Böyle bir şeyler anlatmak, kendi kendine felsefe yapmak garip değil mi?
Sokrates bile zamanında en iyi bildiği şeyin hiç bir şeyi bilmediği olduğunu söylerken biz nasıl oluyor da herşeyleri bilirmiş gibi bilgiçlikler yapıyoruz..
2 günlük ömrümüzde yaşadığımız irili ufaklı acılarla olgunlaşan ruhumuzun artık söz söyleyebilecek kadar büyüdüğüne nasıl karar veriyoruz..
Aslında sadece kendi dünyamızda yaşarken üstüne gidip bütün insanlık adına nasıl konuşuyoruz..
Ben kendim başta olmak üzere benim gibi yaşadıklarını bütün içtenlikleriyle çevrelerindekilerle paylaşmaya çalışan insanlar için nasıl oluyor da bu kadar ukala konuşabiliyorum?
Kendi yağımızla kavrulup giderken şu hayatta kendi kendine bir şeyler paylaşmak garip değil mi?

23 Temmuz 2009 Perşembe

durmak, bakmak, ilerlemek..

Durdum, baktım ve ilerliyorum..
Niye durdum çünkü hayat istedi, neden baktım çünkü durmak istemiyodum, neden ilerledim çünkü ben öyle istedim.
Hayat biz nasıl istersek öyle ilerlemek istiyor ama gün geliyor bakıyoruz ki hiç de istediğimiz gibi gitmiyor. İşte o an durmak gerekiyor çünkü hayat öyle istemiş bizi başka yerlere, farklı düşüncelere, istemediğimiz duygulara sürüklemiş; bakmamız gerekiyor çünkü bakmadan göremeyiz, görmeden nereye gideceğimizi kestiremeyiz. Nefes alma şansı bir kere veriliyor, bizden ne zaman geri alınacağını da bilmiyoruz bu yüzden de aldığımız her nefes diğerinden daha değerli oluyor. Bakmak aldığımız nefeslerin daha değerli olması için gerekli, çünkü görmemiz ve ilerlemiz gerekiyor.
Peki neden ilerlemeliyiz ki?
Ne yazık ki yaşam biz durduğumuzda durmuyor, bizim onu yönlerdimemizi bekliyor ama bizi beklemiyor.. Kaçırmamalıyız ama arabanın arkasına takılmış bir poşet gibi savrulmamalıyız..
Bir şeylerin yanlış gittiğini hissediyorsak dururuz, bakarız ve ilerleriz.. Hayat bizim kadar basit..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...