23 Temmuz 2010 Cuma

23 Temmuz



Vapur seyahatlerim vazgeçilmezimdir. 20 dakikalık ufak deniz seyahati günümü şenlendirir. Bu gün de vapurlarla şenlendirilmiş bir gün geçirdim. İskelede kalabalıkların arkasında beklerken, vapurumuzun olması gereken yerde bir boşluk vardı, bizim bineceğimizi düşündüğümüz vapur gitmişti. Vakti gelmiş ama kendisi gelmemiş olan vapurumuzun nerede olduğunu anlamaya çalışan kafalarımız iskelenin kapılarından karşı kıyılara göz süzerken birden önümüzden kocaman kelebekler geçmeye başladı. Yelkenlerini açmış, güneşe inat bütün gücüyle esen rüzgarı arkasına alan bir sürü kocaman kelebek!! Ne kadar tatlı durduklarını düşünürken manzaram kapandı, vapurumuz gelmişti. Herkes yerine geçti, kaptanımız sanki kelebekleri kovalamak istermişçesine ivedilikle gaz verdi. Bir anda yetişiverdik beyaz kanatlara. Bir çoğu önümüzde gitmekteydi ama kanatlarını hızlı çırpamayanlar geride bizler için seyirlik bir görüntü oluşturuyorlardı. Kimisi daha kalabalık takımlar halindeydi, içindeki tırtıllar kelebek olacakları gün için hazırlanırcasına çalışıyorlardı, kimisinde ise tatlı bir sakinlik vardı, daha çok ağustos böceğinin anlamlı tembelliği gibi kanatlarını daha hızlı çırpmak için çırpınmıyorlardı. 

İzlemesi bile çok tatmin ediciydi, dünyanın en güzel manzarasının önünde keyfince açılmış yelkenlerin altında rüzgara sırtını dayayarak güneşin pırıltısı altında mavi dalgalarla dans etmek... Çocukluğumu hatırladım birden, denizin üstünde olmak hatırlamayı en çok sevdiğim anımdır. Denizin üzerinde olmak güvenli, mutluluk dolu bir sığınaktır benim için. 

Bu gün bir kez daha hatırladım iyot kokusunu ne kadar çok sevdiğimi....

İçinde olduğum an'ın güzelliğini sizlerle paylaşmak istediğimi fark ettiğimde resim çekmek için çok geçti, telefonumdan yakaladığım iki kareyi üzerlerinde biraz oynayarak sizlerin de bu güzellikten nasibinizi almanızı istedim. ( Fotoğraflardan bir tanesi yağlı boya gibi oldu, çok hoşuma gitti; diğerinin de tek başına umarsızca salınması tam bir denizci haliydi sanki )


Not: Geçen sene bu gün sıkılmış ve blogu açmıştım. O zamanlar çok değerini bilememiş ve uzun zaman boşlamıştım, sonrasında kendisi ile yollarımız tekrardan birleşti. Bu gün biyolojik olarak blogumun doğmuş olduğu gün olsa da ben doğum gününü bu gün kutlamayacağım. 

6 yorum:

  1. her gün merakla takip ettiğimiz yazılarının ilk yıl dönümünü kutlar, daha uzun yıllar sadece ekranda değil kitap haline gelmiş yazılarınla beraber olmak dileğimizle,

    YanıtlaSil
  2. Sizler benimle olduğunuz sürece daha ne kutlamalar yapacağız. Desteğiniz için çok teşekkür ederim... İyi ki varsınız...

    YanıtlaSil
  3. Blogunla nice seneler cnm :)

    YanıtlaSil
  4. Çok teşekkür ederim Sılacım :)

    YanıtlaSil
  5. ben de sık sık binmeyi düşünürken yerinden ayrılan vapurların arkasından hayalkırıklığıyla bakakalıyorum, özellikle de bizi almadan ayrılan vapur yenilerden ise...
    yelkenlilerle karşılaşmayı çok isterdim doğrusu. bu aralar malesef ki istanbulda değilim. imrendim... karelerin ikisi de çok güzel... gene söylüyorum imrendim:)

    YanıtlaSil
  6. Sihirli Kurdele, uzaklarda olunca vapurları özlememek elde değil :) İnşallah en kısa zamanda sen de yetişirsin vapura rüzgarla birlikte seyredersin etrafı :)

    YanıtlaSil

Şimdiden çok teşekkür ederim :)

Katılımınız benim için çok önemli, her zaman beklerim...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...