cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI Sudoku-! ♥ Fesleğen ♥ !

12 Temmuz 2010 Pazartesi

Sudoku

Beklenen yazı geldi. Açıkçası sudoku'nun sadece adının geçmesi karşısında gösterilen ilgi çok hoşuma gitti. (Sanki sudokunun yaratıcısıymışım gibi oldu bu cümle, keşke o kadar zeki olabilsem.) 

Sudoku birçokları için sadece bir bulmaca, kimisi için kutuların içindeki sayılar, bazısı içinse bir hiç. Sadece bu tarafı bile sudokuyu değerli kılıyor bence. Her insan benzersizdir dolayısıyla duyguları, algıları, düşünceleri farklıdır. Bu farklılık dünyayı zengin kılan bir özellik olsa da kimi zaman çatışmaya neden olan bir durum da yaratmıyor değil. 

Başarılı bir iletişimin temelinde empati yatar. Empati kurabilenler iletişimi olması gerektiği gibi yönetebilirler. Empati için kullanılan ve çok uygun olduğunu düşündüğüm bir benzetmeye göre "empati karşındakinin ayakkabıları ile yürümektir." Empati sempatiye dönüşmediği sürece kişileri anlamamıza yardımcı olan en çalışkan iletişim yardımcımızdır. Karşımızdakinin ne düşünüyor, ne hissediyor olabileceğini hesaba katmak, onun yerinde olsak nasıl bir tepki verirdik bunu düşünmek güzel bir başlangıç sağlamaktadır. Önemli olan karşınızdakine hak vermek değildir, önemli olan onu anlamaktır. Empati yeteneğinizi geliştirebilir, farkındalığınızı arttırabilirsiniz. Farklı bakış açılarına kapılarınızı açmak bu konuda çok yardımcı olacaktır. Sudoku burada devreye girmektedir. 

Sudokuyu nasıl çözdüğünüzü bilmiyorum, herkesin kendine has teknikleri olduğunu düşünüyorum. Şu kesin ki, dokuz kareyi doğru şekilde doldurmak için vaktimizi harcarken hep aynı şekilde düşünmüyoruz. Bir sayıyı önce şöyle bir deniyoruz bakıyoruz olmuyor o zaman bir de böyle deniyoruz. Aynı yere gelebilecek olasılıkları görüyoruz, aynı sayının gelebileceği farklı olasılıkları hesaplıyoruz. Ayrıca bulmacayı çözmek adına tamamen sonuç odaklı bir süreç içine giriyoruz ve bu şekilde çözemediğimiz anlara takılmak yerine çözüm arayışı içine giriyoruz. Gerçek hayatta çoğu zaman sorunlara takılıp esas ulaşmak istediğimiz hedefe bir türlü yaklaşamadığımız için sonuç odaklı bir bakış açısı kazanıyoruz. Aynı zamanda sudoku çözerken bir bakıma konsantre oluyoruz ve bir nevi meditasyon yapar gibi beynimizi boşaltıyoruz. Meditasyonun stres yönetiminde önerilen bir yöntem olduğunu hesaba katarsak günlük koşturmaca içinde kendimize ayırabileceğimiz ve sakinleşebileceğimiz bir zaman yaratması da cabası. 

İletişim hayatımızın gerçeği fakat bu gerçeği çoğu zaman fark edemiyoruz. Doğduğumuz andan itibaren içinde olduğumuz bu süreci geliştirmek ve hayatı daha kolaylaştırmak elimizde. Sadece sudoku çözerek bile kazanabileceğiniz "farklı bakış açıları", "sonuç odaklı yaklaşım" ve "sakinlik" ile sağlıklı iletişimin kapılarını açmak hiç de zor değil. Karşılaşacağınız çatışma durumlarında kullanabileceğiniz taktikler geliştirebilirsiniz.

Bu arada sakın duymayayım "iyi güzel söylüyorsun da ben çözemiyorum", "çok zor" gibi cümleleri. Henry Ford  "Başaramayacağınızı düşünüyorsanız haklısınız başaramazsınız." demiş. O yüzden deneyin, çok kolay olanlardan başlayın, bir deneyin, baktınız olmuyor farklı yollar deneyin, sonunda başaracaksınız ve kendi stratejinizi oluşturmuş olacaksınız.

Sudoku, ufacık bir 9x9'luk kare gibi gözükse de aslında beynimizin içinde 9/8'lik bir ritimle düşüncelerimizi kıpırdatmakta. Siz de bu ritme kulak verin, çok hoşunuza gidecek. 

2 yorum:

  1. canım kalemine sağlık diyorum :) tüm yaxdıklarına katılıyorum özellikle sudoku çözerken beynimin 9x8 lik attığını hissedebiliyorum :) süper bir beyin jimnastiği hele benim gibi birde zamanla yarışıyorsanız, daha da eğlenceli :)

    YanıtlaSil
  2. Nilay; duygularına tercüman olabildiysem ne mutlu bana :)

    YanıtlaSil

Şimdiden çok teşekkür ederim :)

Katılımınız benim için çok önemli, her zaman beklerim...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...