cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI Bir hastalığın anatomisi -! ♥ Fesleğen ♥ !

30 Eylül 2012 Pazar

Bir hastalığın anatomisi

Mutluluğun ne zaman, nereden ve neden içinize doğduğu, hangi bardaktan çıkacağı belli olmuyor...

Günlerden cumartesi aylardan Eylül'ün son demleri... Sabah boğazında bir ağırlıkla uyanan ben, tüm günü iki adım at üç adım yat şeklinde hacı yatmaz misali hastalığı başından kovmaya çalışarak geçirdim. Kahvaltı sonrası içilen hafif ilaca gün içinde bol meyve yiyerek, pastil emerek ve sıcak bir şeyler içerek destek olundu. Dışarı çıkma planı ertelendi ve daha bünyeye yerleşmeyen hastalığı  ilk gününden var güçle kapı dışarı etmek için uğraşıldı. Akşam yemeğinden sonra bünyede tek çıkış noktası boğaz ağrısı olan hastalığa haddini bildirmek ve sınırı aşmaması gösterilmek için iki bardak limonlu çay içildi. (Ki beni tanıyanlar kolay kolay çay içmediğimi bilir buna rağmen sırf densiz boğaz ağrısı yüzünden iki tane çay içtim.)



Günlerden oldu pazar, aylardan oldu Eylül'ün son günü... Bir gece öncesindeki limonlu çay resti işe yaramıştı... Sabah boğazında bir ağırlık olmayan fakat burnu tıkandığı için nefes alamayarak uyanan ben, tüm günü gözleri yanarak ve bir üşüyerek iki terleyerek ne giyeceğini bilemeyerek geçirdim. Ertelenen dışarı çıkma operasyonu gerçekleştirildi ve yine kahvaltı sonrası içilen ilaçla yetinilmeyerek pastil stokları tüketildi, kahve ve çaylarla ayakta durulmaya çalışıldı. Sonunda süzgün görüntüye daha fazla dayanamayan sevgili tarafından evin yolu tutuldu. Gelindi, acıkan karınlar doyuruldu, güç toplamak üzere yatmadan önce Twitter'dan durum bildirimi yapıldı. Üniversiteden bir arkadaşın "Doğadan Ekinezyalı iç, iyi gelir." tavsiyesi üzerine her kafasını koyduğunda uyuma kapasitesine sahip ama şimdi bir türlü uykusu mayalanmamış olan hasta, hemen kocaya naz yaparak apar topar onu çay aldırmaya yolladı. Elinde koca bir torbayla gelen koca çayın yanında sıkmalık portakal ve en sevilen yeşil mandalinalarla dönerek doping sınırlarını zorlamaya niyetini ortaya koydu. Hemen kaynatılan suya atılan bir poşet çayla hastalığın etkilerinden kurtulunmaya çalışıldı.


Bir fincan çay bünyeye şok etkisi yarattı ve gerçekten de soğuk algınlığındaki olumlu etkisi vücut tarafından onaylandı. Çayın arkasından rahatlayan bünye yeşil mandalinaların serinletici etkisiyle ferahlatılırken açık tv'de izlenmeyen dizideki evin emektarı "Şimdi bir tarhana yapmalı en iyisi o." dedi ve mesaj alındı. Doğruca mutfağa yollandığım gibi teyzenin yolladığı tarhanadan az bir miktar ıslatıldı. O arada çay ve mandalinayla kazanılan enerjinin etkisiyle mutfak derlendi, toparlandı ve tarhana pişirilme aşamasına geçildi. Ocağın başında çorba karıştırılırken içeriden Duman'ın sesi gelmeye başladı, "Uslan artık deli gönül, bak gelip geçiyor ömür..." diyordu. Orhan Gencebay'ın son albümünden nağmeler yuvamızı dolduruyordu... Mutlulukla karıştırılan çorba, kaynayınca değişiklik olsun diye kupada içilmek istendi ve dostun aldığı hediye göze çarptı. Yılbaşı ruhuna göz kırpılarak kupaya doldurulan çorba sıcak sıcak şifa niyetine içildi...


Gün hastalık günü de olsa mutluluk benimleydi. Mutluluk için sevdiğinle paylaştığın yuvanda çalan güzel notalar, uzaktan seni düşünenlerin gönderdiği  sevgi dolu bir kavanoz ve bir dostun hatırasıyla sıcak çorbanı yudumlayabilmek yeterdi de artardı...

Bu da böyle bardak bardak ilerleyen bir hastalık anatomisiydi... Boğaz ağrısıyla başlayan, ruhundaki sıcak mutlulukla biten, giden... Ya da gitmiş olması dilenen, zira halen o burun tıkalı, o gözler yanıyor ve evin içinde bir hırkalı bir hırkasız menopozlu teyzeleri anarak zaman geçiyor. Portakallara ne mi oldu? Yok onlar halen içeride sıkılmayı bekliyorlar...

Sevgili okur, hastalık psikolojisiyle hassaslaşan bünyenin paylaşma istediğiyle yazılan bu uzuuun yazıda buralara kadar gelip yazıyı bitirebildiysen eğer sana da kocaman sevgiler, teşekkürler...

12 yorum:

  1. ama o ılk bardak nedır :) oncelıkle gecmıs olsun...gecıs donemı ınsanı fena carpıyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlk bardak benim en sevdiğim bardağım, Paşabahçe :) teşekkür ederim, gerçekten de bu ara dönem fena :/

      Sil
  2. okumayıp ne yapacaktım yani, sen yazmışsın bi kere!

    çok geçmişler ola kuzu sana, iyi atlatmışsın bence 2 günde. dün benim kocide de başladı gibi hastalık ama tüm gün iş güç nası bertaraf edecek bilmiyorum :/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımsın ya :)
      Sağol tatlım... Atlattım mı bilmiyorum :/ kocine de geçmişler olsun, uzatmadan bitsin gitsin...

      Sil
  3. geçmiş olsun :) tarhanayı bardakta içmek iyi fikirmiş :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim :) bardakta çorba içmek pek keyifli oluyor hele böyle hastalıklı zamanlarda eğlence katıyor :)

      Sil
  4. Neyseki iyi bakmışsın kendine, geçmiş olsun efenim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi bakmaya çalışıyorum diyelim çünkü hala iyileşmiş değilim :/
      Teşekkürler efenim...

      Sil
  5. gecmis olsun canim ya ben de hala atlatamadim.Bir de tasinma telasi var ustelik ki aman aman :(
    dikkat et kendine

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sağol canım benim, sana da geçmiş olsun... Kolay gelsin valla o kargaşa içinde iyileşmen biraz zaman alacaktır tabi :/ bir de senin astım falan da var o tozların içinde Allah kolaylık versin sana tatlım...

      Sil
  6. Böyle güzel bir anlatıcının dilinden ne olsa dinlenir.Geçmiş olsun Pelin...
    Nane, limon kabuğu bir tutam zencefil aman ha ha ha haaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ay çok teşekkür ederi, mutlu oldum :)

      Barış abimizi de rahmetle analım, iyi oldu...

      Sil

Şimdiden çok teşekkür ederim :)

Katılımınız benim için çok önemli, her zaman beklerim...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...