cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI Dönüm Noktası-! ♥ Fesleğen ♥ !

25 Nisan 2013 Perşembe

Dönüm Noktası

Sabah gözümü açtığımda ilk lafım "Başım ağrıyor!" oldu. Bir insanın daha günü doğmadan nasıl başı ağrır? Ağrıyormuş işte... Sonra elimi yüzümü yıkadım derken şöyle bir kısa İnternet turu yapayım dedim. Önce en yakın arkadaşlarımın konser için Almanya'ya giderken havaalanında koydukları resmi gördüm, ben baş ağrısıyla işe gitmek için hazırlanmaya çalışırken onların o mutlu pozuna yalan yok sinir oldum. Hemen ardından babamların yanına İzmir'e giden ablamın uçak biletini gördüm. Yalan yok yine sinir oldum. Herkes havaalanlarındaydı mutlu olacakları bir yerlere gidiyorlardı bense başımda nereden geldiğini anlamadığım bir ağrıyla mutlu olmadığım bir yere gidiyordum... 

Hani başarı hikayelerinde vardır ya "Bir sabah uyandım ve ben ne yapıyorum dedim, sonra da işimden istifa ettiğim gibi pastacı/çiçekçi/kitapçı açtım, şimdi çok mutluyum, artık işime gülerek geliyorum..." diye. Ben de tam kendime bu soruyu soruyordum "Ben ne yapıyorum?" ve anladım ki tam da o bahsedilen gündeyim, istifa edip seveceğim işi yapmaya başlayacağım gün bu gündür. Ama ufak bir sorunumuz var, ben aylardır o işin ne olduğunu düşündüğüm halde bulamadım ne yapacağımı. Üstelik şu an her şeyi sil baştan başlatacak bir maddi gücümüz de yok. Olsun her hikaye böyle yoktan var etme çabası içinde gelişip serpilmiyor mu zaten? 

Düşüne düşüne geldim ofise, şöyle bir gazetelere göz atayım dedim. Ayşe Arman, Ayşegül Kalem Ertan diye bir psikolog ile röportaj yapmış. Gülmekten bahsediyorlar. "Tam da günü işte, bana bu lazım." dedim, heyecanla okumaya başladım. Diyor ki mutluluk sonucu gülmek varken bir de sadece gülerek mutlu olabiliyormuşuz. Çok yeni bir şey değildi duyduğum ama yeniden okumak, tam da bu gün okumak çok iyi geldi. Okurken ofiste yalnız olmaktan faydalanarak kendi kendime güldüm de güldüm. Oh rahatladım, ne güzel, mutlu oldum.

Peki sonra ne oldu? Bennim sevdiğim işi yapmak için proje üreten beynim hop diye normal şartlara döndü, ve artık rahatım mutluyum diye koyverdi kendini. O sırada daha fazla dayanılamayarak alınan ilaçla baş ağrısı da geçti. Şimdi mutluyum, başım ağrımıyor ama sabah hissettiğim severek yapacağım işi bulma heyecanım söndü gitti... Hani bu gün benim yıllar sonra sevdiğim işi yaptığım için işimin sevilmesinden dolayı çok başarılı olacağımdan ve Ayşe Arman'a vereceğim röportajda bahsedeceğim o dönüm noktası, o "bir sabah kalktım ve her şey değişti..." günü olacaktı. Bak görüyor musun olmadı... 

Demek ki neymiş mutluluk her zaman işe yaramıyormuş azıcık stres güdülenmek için iyiymiş... 

6 yorum:

  1. önce bir güldüm ben de tüh yine olmadı kısmına sonra yorumuma geçeyim:) Pelin bence sen kaleminle kendini çok güzel ifade ediyorsun aklındakileri yazıya dökebildiğinde okumayı sevdiğim nadir bloglardansın bak bir de cangama.com var tuba da çok akıcı güzel yazıyor.
    Nereye gelicem yeni iş yazmakla ilgili olsa bir çok site var web editörü arayan hatta kadınvekadın.net'de Pelin var blogger o da editörlük yapıyor orada bir irtibat kursana güzel olur bence.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim sağol :) ben de yazılarımı seviyorum da paraya dönüştürme kısmını kıvıramadım sanırım :) Cangama.com'a da bakacağım, merak ettim :)

      kadınvekadın.net'e gelecek olursak, açıkçası ben geçen Ağustos'ta zaten Pelin'le bir irtibat kurdum ve görüşmeye gittim. Ancak orada işler değişti ve ne yazık ki sonucu benim şurada anlattığım şekilde sonuçlandı...
      http://plndrkn.blogspot.com/2012/09/2708-030912.html

      Çok teşekkür ederim düşünceli yaklaşımın için...

      Sil
  2. hemen okudum linki, kötü olmuş halbuki pelin de senden iyi olmasın çok tatlı bir kız. Bazen basiret bağlanır olmaz olmaz ya ondan olmuş sanki. İnşallah daha güzeli bulacak hissediyorum. Benim de aklımda olsun çok geliyor blogger olarak yazma işi hoş ben hiç para konuşmadığım gibi kabul de etmedim ama paslarım en azından.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım zaten konu Pelin'le hiç alakalı değildi, ondan çıkmıştı... Keşke orada kalsaydı belki hala orada olurdum :) her zaman çok düşüncelisin, çok sağol...

      Sil
  3. Hayata küçük gözlüklerle bakmamak gerek. Her zaman senden daha kötü durumda olan insanlar vardır. Ben başıma gelenlerden sonra çocuklarına yemek veremeyen bir annenin ızdırabını düşünerek elimde kalanlarla mutlu değil ama şükretmem gerektiğini düşünüyorum. İyi geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elbette ki her zaman benden daha kötü durumda olanlar var, ya da benim bundan daha kötü durumda olduğum zamanlar oldu, oluyor veya olacak... Şükretmek başka bir şey zaten, en güçlü kaçış silahım, her an kullanıyorum onu. Burada anlattığım sabah yaşadığım bir duygu haliydi yoksa "aman ne kötü durumdayım" demek değildi... teşekkür ediyorum daha iyi hissetmem için yol göstericiliğinize...

      Sil

Şimdiden çok teşekkür ederim :)

Katılımınız benim için çok önemli, her zaman beklerim...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...