cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI Kasım 2013-! ♥ Fesleğen ♥ !

25 Kasım 2013 Pazartesi

Mutlu


Kimi zaman birinin hayal kırıklığı senin özgürlüğün olur...
O hayali kıran sen olsan da rahatlarsın artık o hayalin ana kahramanı olmadığın için.

Kimi zaman birinin gözünden düşersin, ufkun açılır.
Gözden düşen sen olsan da rahatlarsın artık o gözün gözdesi olmadığın için.

Kimi zaman "çok" sanılan "az" hissettirir, "az" olan "çok" verir...

Büyüğün içinde küçük mü, küçüğün içinde büyük mü olmalı karıştırır, küçüğün içinde küçük olmaya karar verirsin.

Bazen kafan karışır, bildiklerine güvenmez, hissettiklerine inanmazsın.

Sonra aradan aylar geçer tarihler 25 Kasım'ı gösterir, sen 14 Ocak'ta yazıp yayınlamadan kaydettiklerinle karşılaşırsın.

Bu zaman içinde;
Duygularına güvenmeyi öğrenmiş,
Güçlenmiş, biraz daha olgunlaşmışsındır,
Başardığın için mutlu değil, mutlu olduğu için başarmanın keyfini yaşamayı tercih etmişsindir,
Kendini hayatın kollarına bırakmış mutlu, inançlı ve dingin bir şekilde akmaktasındır...

Hala hata yapabilir, gün gelip mutsuzluktan ağlayabilir, şaşkın ve kaybolmuş hissedebilirsin,
Ama artık pusulanın nerede olduğunu biliyorsundur;
Güçlenmiş olman yıkılmayacağın anlamına gelmez,
Ama artık tekrar inşa etmek için harcın hazırdır...

21 Kasım 2013 Perşembe

Profesyonel Düşün

Hayatımda değişmesini istediklerim var,
Bunun için önce kendimi değiştirmeye karar verdim.

Önce düşüncelerimi ele aldım ve profesyonel düşünmeye başladım.
Bu yeni düşünce sistemimin iki sonucu oldu.

1- Profesyonel olarak düşünmeye başlamak,
2- Bir profesyonel gibi düşünmek...
Değiştirmek istedikleri olunca insanın hep o değişim isteyenlere odaklanıyor ve aynı kalması istenen, aslında memnun olunanlar gözardı edilmiş oluyor.

"Bu böyle olmaz." dedim ve önce sahip olduklarıma odaklanmak konusunda düşünmeye başladım. (Bu noktada yaşam kuzumun etkisi de yadsınamaz tabi ki) Burada devreye profesyonel olarak düşünmeye başlamak giriyor. Gerçekten düşünmek için emek harcamak gerekiyor. Neyi düşüneceğinizi planlamak, düşünmeyi düşünmek gerekiyor. Düşündüklerinize inanmaya çalışmak, çalışırken kendinizi inanırken bulmak. En basitinden istediğim ayakkabıyı neden istediğimi düşünürken bir baktım evdeki eski ama neredeyse hiç kullanmadığım bir ayakkabımda aynı görevi görebilir. Evet rengi "almak" istediğim renk değil ama sonuçta "var". Yok diye düşünmektense var diye düşünmeme sebep...

Olmayanlar var elbet ancak olanları da mutlaka görmek gerekiyor. "Yok"u değil "var"ı düşünmek, var olduğuna inandırıyor. Sevgi, sağlık, huzur hep herkes tarafından şükretmemiz gerektiği hatırlatılan ve varlığı için

Bir de işin "Bir profesyonel gibi düşünmek" kısmı var. Burada da devreye ne olmak istiyorsan o olmuş gibi düşünürsen olursun kısmı giriyor. Profesyonel iş hayatının bir parçası olmak istiyorsam bir profesyonelmiş gibi düşünmeye başladım. Mış gibi yapmak çok bilindik bir "kişisel gelişim" kuralı olup etkisi ispatlanmış olmakla birlikte yaparken zaman zaman kendinizden şüpheye düşmenize, motivasyonunuzun düşmesine zemin hazırlayabiliyor, o yüzden hedefinizden şaşmamanız ve sabırlı olmanız kilit nokta.

Bu aralar Instagram üzerinden sık sık dediğim gibi "Neyi yaşamak istiyorsan onu düşün, düşüncelerine inan ve inandığın kadar yaşa..."

Düşünün, hissedin, hayal edin ve yaşayın...

20 Kasım 2013 Çarşamba

İşkur

Sevgili blog dostları,

Hayatımın üçüncü iş arama sürecine girmiş bulunmaktayım. Diğer ikisinde yanımda oldunuz bu üçüncüsünde de desteğinizi hissedeceğime eminim. İş görüşmeleri, başvurular her seferinde farklı tecrübeler yaşatıyor ve yeni şeyler öğrenmemi sağlıyor. Üçüncü sürecin ilk zamanlarını yaşadığımız şu günlerde bu gün yeni bir kurum girdi hayatıma, "İşkur".

Daha önce bir tanışıklığımızın olmadığı bu kurum ile bu gün işsizlik maaşı bağlatmak için gittiğimde tanıştım. Gitmeden önce kafamda yoğun, havasız, koyu renkli bir devlet dairesine gideceğim fikri vardı. Ne var ki Kadıköy İşkur'a girdiğimde çok şaşırdım. (Kadıköy İşkur'a gittim, diğerlerini bilemiyorum umarım diğerleri de bu şekildedir.) İçeri girdiğimde mekanın genişliği ve ferahlığı ilk dikkatimi çeken şey oldu, formu doldurup sıramın gelmesini beklerken içeriyi ve çalışanları inceleme fırsatı buldum. Benim için devlet dairelerinde çalışanlar sanki hep hayattan sıkılmış, gri, mutsuz, enerjisiz memurlarmış gibi gelirdi. oysaki burada çalışan profili hiç de aklımdaki gibi değildi. Hani klasik bir deyiş vardır ya "Pırıl pırıl gençler" diye. Tam da öyleydi çalışanların duruşu, genç danışanlardan müthiş bir enerji yayılıyordu.

Sıra bana geldi ve danışmanımla tanıştım. Kayıt olurken kısa bir sohbet yapma şansımız oldu. Meğer İşkur son bir buçuk yıldır farklı bir politika izlemeye başlamış ve herkesin kafasında olan "İşkur'da temizlik, güvenlik gibi işler bulunur, üniversite mezunları için büyük ölçekli firmalarda uygun fırsatlar yoktur." imajını silmeye karar vermiş. Farklı zamanlarda farklı iş arama süreçlerinden geçen biri olarak iş bulmak için yeni alternatifler doğmasına çok sevindim ve bu değişiklik fikrinden çok memnun oldum. Ancak bu noktada hem işverenlerin hem de iş arayanların bu güzel değişiklikten haberdar olmadığını da fark ettim. Özel olarak belli bir ücret karşılığında bu hizmeti veren özel istihdam bürolarının yanı sıra aynı işi bedava yapan bir kurumun varlığından herkes haberdar olmalı diye düşündüm.

Halkın bu değişiklik konusunda bilinçlendirilmesi, kurumun imajının tazelenmesi ve yapılan değişikliğin anlam kazanması için İşkur'a tanıtım gerek. Halkla İlişkiler kafasıyla bakınca bu gün gördüklerimi paylaşmadan duramadım, onlar gereken tanıtımı yapmıyor en azından ben yaşadıklarımı paylaşayım dedim. Umarım kısa zamanda da yapılan değişiklikler yerini bulur ve Türkiye'nin kanayan bir yarasına alternatif bir tedavi olur...

Kısaca sevdim ben seni İşkur.
Öperim.
Pelin B.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Öğrenci Evi

Sayın başbakanımız konu hakkında bir kaç laf edince hayatımın en güzel günlerini tekrar bir gözden geçireyim dedim ve bir de baktım neler yapmışız bir zamanında neler hem de kızlı erkekli...

Evde koltuk olmasındı, varsın beraber olunsundu,
Tek amaç vakit geçsin, gülünsündü;
(Kızlı erkekli kumarlar (blöf) oynanmış)


Önemli bir sınav öncesi toplanılsın ders çalışılsındı,
Konuyu en güzel anlatanın karşısına dizilinsin, öğrenilsindi
(Akşam akşam kızlı erkekli toplanılmış)


Tüm yaz görüşülmeyince Temmuz - Ağustos doğum günleri Eylül'de ilk görüşüldüğünde kutlanılsındı,
(Kızlı erkekli tatlı yemişler)


Bir kış akşamı yine sadece muhabbet için toplanılsın, can sıkıntısından fotoğraf çekinilsindi,
(Bak yine kızlı erkekli akşam görüşmeleri)


Doğum günü olanlara sürprizler yapılınsındı,
(Neyse erkekler tek tarafta toplanmış bu sefer, e bi de gündüz)


Sınav zamanı vitamin için yenilen meyvelerden eğlenceler çıkarılsındı,
(Gündüz vakti, tek erkek, kızlı-erkeklinin kıyısından dönülmüş)


 Gerçekten ders çalışılsındı,
(Kız yok sadece erkek, 4. sınıfta doğru yol bulunmuş - evin kızların evi olduğu belli olmuyor neyse ki) 


Misafirler elden geldiğince ağırlanısıldı,
(Yine işler karışmış kızlı erkekli karın doyurmalar başlamış)
 

Beş kızın yatağı ev küçük olduğundan yan yana dizilsindi,
(Bu sefer çocuklar da işin içine katılmış hem de erkek)


Ne varsa birleştirilsin, iki masadan tek masa yapılsın, yeter ki beraber kahvaltı yapılsındı,
(Ne kız var ne erkek en temizi, ne gerek var öğrencilere ki zaten)


Doğum günü zamanları hep toplanılsındı,
Hep beraber mutlu olunsundu,
(Yine bir kız erkek toplaşması neyse ki kızlardan birinin sarıldığı sonradan kocası olmuş)


Evdeki her şeyin ayrı bir değeri olsundu, 
Emektar Televizyonla fotoğraflar çekinilsindi,
(Erkek erkeğe fotoğraf çekilmiş, kızlarla mesafe korunmuş)


Balkon keyfinin dibine vurulsundu, 
Sadece domatesli makarna da yenilse gülünsündü,
(Erkek sinek bile yokmuş o gün)


Ulus Tayfa olunsundu,
Sevgiden uğruna şiirler yazılsındı,
Ailenin olmadığı yerde yeri gelip hastayken ona bakılsın, canı sulu köfte istemişken yapılsın, parası bitince diğerinden alınılsındı.
Kızlı erkekli olmanın bir anlamı olmasındı, "insan" olunsun yeterdi...


Öğrenci Evi'nde yaşamak,
Özeldir,
Yaşayan bilir,
Her yaşayanın kendine özeldir,

Öğrenci Evi'nde yaşamak,
Güzeldir,
Ancak orada uyumuş olan bilir, 
Orada rüyalar gerçektir,

Öğrenci Evi'nde yaşamak,
Öğretir,
Harçlığını denkleştirmeyi, evini temizlemeyi, karnını doyurmayı,
Okul değil ev eğitir,

Öğrenci Evi'nde yaşamak,
Büyütür,
Olgunlaştırır, 
Paylaştırır,
Üniversiteye anlam kazandırır...

Beraber yediğim içtiğim,
Ağladığım, 
Mutlu olduğum,
Kızlı erkekli tüm ev arkadaşlarıma sevgilerimle,
İyi ki varsınız ve hep olursunuz...

5 Kasım 2013 Salı

#MümkünseEğer

İlham verici başarı hikayelerinde her şeyin başladığı ve insanların o "yeter artık" diyip hayatlarını değiştirdikleri an var ya. 
İşte ben şimdi o anı yaşıyor olsaydım, öncelikle bilgisayarımdaki özel şeyleri depolar, sonrasında masamdakileri toplar, ceketimi sırtıma atar ve çıkar giderdim. 
Gittiğim yer kuaför olurdu. Saçlarımı kestirir, sarıya boyatırdım. 
Sonra marketten bir beyaz şarap ve vanilyalı dondurma alırdım.
Dondurmamı ve buz gibi olması için şarabımı buzluğa atardım.
Hazır mutfaktayken peynirli bir makarna yapardım.
O sırada sevdiğim gelirdi. 
Şarap içip makarnamızı yerdik.
Dondurma ile günü kutlayıp uyurdum. 
Ertesi sabah alarm sadece sevdiğim için çalardı. 
Ben kalkıp kahvaltımı hazırlar, kahvemi içerdim. 
Sonra da...

İşte sonrasını daha hazır etmediğim için şimdi bilgisayardaki şeyleri depolamak yerine bu sayfayı kapatıp işimin başına dönüyorum... 


İyi, mutlu ve huzurluyum.
Düşlüyorum, düşünüyorum, inanıyorum.
Derin bir mutluluk ve kabulleniş halindeyim, nehirle beraber akan bir bot gibi hayatın ritmi üzerinde, serin ve ferah yaşıyorum.
Sizi seviyor, kocaman öpüyorum!
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...