cS-1aIC7oVvN0DczzfhH1B8ToLI Mart 2015-! ♥ Fesleğen ♥ !

4 Mart 2015 Çarşamba

Serbest Düşüş

Ne zamandır blog güncellenmediği gibi boş bir blog sayfası açıp klavyeden dökülenleri dinlememiştim. Bakalım neler çıkacak? Haydi başlıyoruz hazır mıyız?

Öncelikle hamileyim, sonrası da zaten tamamen bu. Başı sonu bir. Evet yıllarca nasıl olduğunu merak ettiğim, hayranlıkla ve imrenerek takip ettiğim hamilelerden biriyim. Peki nasıl hissediyorum? Çok normal. Saçma ve kendimi şaşırtacak derece normal hissediyorum. Zannediyordum ki her gün bu mucizeyle içim coşacak. Ancak hiç de öyle olmadı. Elbette ki mutlu ve heyecanlıyım ancak yıllardır içimde biriktirdiğim merakın sonucu bu olmamalıydı diye şaşırıyorum kendime. 22 + 3 günlük bir bebeyle beraber yazıyoruz şimdi bu satırları. Hatta merak ediyoruz halen oralarda biri var mıdır diye...

Ah benim blogum eskiden ne güzel bir dert ortağımdın. Sanırım artık derdim kalmadı ondan seni sadece başka blogları okumak için kullanıyorum. Neyse konuyu dağıtmayalım ne diyorduk, evet hamileyim. Bir kızımız olacak. İlk duyduğumda şaşırdım. Sanırım erkek olacağını düşünürmüşüm hep. Bunda "gelin kaynanaya çeker, ilk çocukları aynı olur", "anneye benzer..." falan gibi lafların etkisi olduğunu düşünüyorum. Yoksa illa erkek çocuğum olsun gibi bir isteğe sahip değildim. Ancak hep erkek olacağına inandığım için nasıl bir erkek yetiştirmek istediğimi düşünmüş, hayal etmiştim. Kız için bu şekilde planlarım yoktu. Halen daha da plandan öte korkularım var. Zaten şu dünyaya bir canlı daha getirmekle ne kadar bencilce bir yola girdiğimizi düşünüp kendimi zaman zaman suçlarken bir de kız olunca ileride yaşayabileceği olumsuzluklar yüzünden içim buruluyor. Ne olurdu ki sanki şu dünya daha merhametli, vicdanlı, sevgi dolu ve bilinçli olsaydı?

Bu sanırım alışılagelen bir hamilelik haberi yazısı olmadı. Mantığım duygularımı aç bir canavar gibi yiyor. Tüm hissettiğim heyecan dolu duygular, aklımın altında eziliyor. Onu gördüğümde inanamıyor, tekmelerini, hareketlerini hissettiğimde başka bir dünyaya geçiyorum. Ancak biraz sonra gerçek hayata düşüyorum.

Eskiden ne kadar da umut dolu ve mutlu yazardım. O kızı hiç kaybetmedim halen daha öyleyim ama kendi hayatım için. Minik bebeğimi düşündükçe onu dünyaya getirerek mutsuz bir hayat mı yaratıyoruz diye endişeleniyorum. Ben hiç endişelenmezdim. Aklım hiç kötü senaryolar yazmazdı. Ne oldu da evde tek başıma banyo yaparken birilerinin içeri dalacağını ve benim nasıl kendimi savunacağımı planladığım birine dönüştüm? Nasıl oldu da annem bana ulaşamayınca abartıyor diye kızarken şimdi birine ulaşamayınca saçma olasılıklar beynimi kaplayıveriyor? Annelik mi bu? Anneler mi hep böyle hissediyor? Buysa cennet gerçekten annelerin ayağına serilmeli, Delilik bu kadar endişe. Hiç alışık olmadığım bir düşünce sistemi. Garipsiyor ve kaldıramıyorum.

Yazdıkça ve yazdıklarımın karanlığını gördükçe bir aydınlık yaratmak istiyorum. Çünkü aslında bu kadar da kararmış olamam. Ya da bu kadar karardığımı düşünmenizi istemem. Ama serbest düşüş yapınca böyle oluyor. Plansız yazınca kalbimden ve aklımdan bunlar dökülüyor...

O bize iyi gelecek bunu çok iyi biliyorum. Heyecanla o büyülü sevginin içinde kaybolmayı bekliyorum. Onunla beraber tüm bu endişelerim artarken içimde kocaman bir aydınlık olacağını ve hayata onun için de güzel bakacağıma inanmak istiyorum.

Velhasıl kelam dostlarım ben şu anda bir mucizeye ev sahipliği yapıyorum. Yaz başında aramıza katılması beklenen miniğimizle ailemizin minik popülasyonu artacak. Heyecanla bu artışa hazırlanıyoruz.

İyi olacak değil mi? Dünya kötü de olsa o iyi olacak değil mi?
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...